DİMETOKA BAYAZIT CAMİİ'NDE KRİTİK EŞİK AŞILDI: ÇATI İSKELETİ TAMAMLANDI
Trakya'daki Azınlığın en önemli kültürel miraslarından biri olan Dimetoka'daki tarihi Bayazıt (Çelebi Sultan Mehmet) Camii'nde restorasyon çalışmaları, 22 Mart 2017'de çıkan yıkıcı yangının izlerini silmek üzere kritik bir eşiği aştı.
Yunanistan Kültür Bakanlığı'nca restorasyonu sürdürülen Dimetoka'daki tarihi Bayazıt Camii'nin orijinaline sadık kalınarak yeniden inşa edilen ahşap çatı iskeleti tamamlandı. Ancak bu önemli ilerleme, yangının faillerinin bulunup bulunmadığı sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Güncel Gelişme: Çatıya Sembolik Ağaç, Minareye Titiz Onarım
Yangında küle dönen eşsiz ahşap kubbesiyle hafızalara kazınan camideki restorasyon, yüklenici İsviçreli firmanın çatının en yüksek noktasına bir ağaç dalı yerleştirmesiyle taçlandırıldı. Dimetoka Belediye Başkanı Romilos Haciyanoğlu, bunun İsviçre'de ahşap yapı iskeleti bittiğinde uygulanan sembolik bir gelenek olduğunu belirtti.
Restorasyonun en hassas bölümlerinden minare onarımı hakkında ise Dimetoka Müftüsü Emin Şerif, bugün (13 Mayıs Çarşamba) APE-MPE'ye yaptığı açıklamada gösterilen titizliği, "Taşlar tek tek sökülüp numaralandırılmıştı, şimdi yerlerine yeniden yerleştiriliyor" sözleriyle ifade etti.
İlhan Ahmet, İlk Günden Sürecin Takipçisi Olmuştu
Bugün restorasyonda sevindirici bir aşamaya gelinmiş olsa da, 22 Mart 2017 sabaha karşı çıkan yangının acısı hafızalarda tazeliğini koruyor. Yangının hemen ertesi günü, 23 Mart 2017'de bölgeye giderek yerinde incelemelerde bulunan dönemin Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, olayla ilgili ilk resmî açıklamalardan birini yapmıştı.
Milletvekili İlhan Ahmet, o gün yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer vermişti:
"Avrupa'nın en önemli Osmanlı eserlerinden biri, Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihî miraslarından olan Dimetoka şehrindeki Çelebi Mehmet Camisi-Ulu Camii veya Beyazıt Camii olarak da adlandırılan Caminin dün akşam sabaha karşı bir yangın sonucu büyük hasar almasını derin üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum ve olayı yerinde incelemek ve bilgi almak üzere Dimetoka'daki yanan Camii'yi ziyaret edip Meriç (Evros) bölgesi Eyalet Başkan Yardımcısı Sn. Dimitri Petroviç'ten ayrıca ayrıntılı bilgi edindim."Yangından sadece bir gün sonra bölgeye giderek yetkililerden bilgi alan İlhan Ahmet, açıklamasını bir taleple sonlandırmıştı:
"Bu yangının çıkış sebeplerinin bir an önce yetkili birimler ve savcılık tarafından takip edilip kamuoyuna bildirilmesi bir zaruret olup, caminin tarihine, özüne ve mimarisine sadık kalarak tekrar restore edilmesini istiyoruz."Meclis Girişimi: 411 Sayılı Soru Önergesi ve Bakanlığın Detaylı Cevabı
Azınlığın Yunan parlamentosundaki temsilcisi İlhan Ahmet'in konuya ilgisi yangının ilk günüyle sınırlı kalmadı. Aradan geçen iki buçuk yıla rağmen restorasyonun başlamaması üzerine, 28 Ağustos 2019 tarihinde 411 sayılı soru önergesiyle konuyu Yunan Parlamentosu gündemine taşıdı.
Önergede, kündekâri tekniğinin nadir örneklerinden olan ahşap kırlangıç kubbesinin tamamen yandığı ve manevi kaybın yanında maddi zararın 1 milyon Euro'nun üzerinde olduğu vurgulandı:
Yangında, kündekâri tekniğinin nadir örneklerinden olan ahşap kırlangıç kubbesi tamamen yandı Diğer ahşap kısımlarla birlikte taş duvarlar, sütunlar, pencereler ve minare tahribata uğradı Manevi kaybın yanında maddi zararı 1 milyon Euro'nun üzerindeBakanlığın Taahhütleri ve Ertelenen Tarihler
Kültür Bakanı Lina Mendoni'den 7 Ekim 2019'da gelen cevapta, toplam bütçenin 3.428.876 Euro olduğu, proje süresinin 63 ay öngörüldüğü ve tamamlanma tarihinin 29 Aralık 2023 olarak hedeflendiği bildirildi.
Bakanlık cevabında ayrıca, yangında tamamen yanan ahşap kırlangıç kubbenin yeniden yapımı için Atina Ulusal Metzovio Teknik Üniversitesi tarafından sunulan 206.000 Euro bütçeli bir araştırma programı teklifi çerçevesinde; Kültür ve Spor Bakanlığı, Doğu Makedonya - Trakya Eyaleti ve Atina Ulusal Metzovio Teknik Üniversitesi arasında bir Kültürel Kalkınma Anlaşması Taslağı hazırlandığı bilgisi verildi.
Projenin iki alt başlığı:
"Anıtsal Kalıbın ve Çevrenin Yapısal ve Morfolojik Restorasyonu" için 2.189.090 Euro "Meşe Kereste Tedariki" için 1.239.786 EuroTakvim Neden Tutmadı?
Bakanlığın taahhüt ettiği 29 Aralık 2023 tarihli tamamlanma öngörüsü gerçekleşmedi. Restorasyon için teknik rapor ancak 2022'de onaylanabildi ve çalışmalar yangından tam 5 yıl sonra başlayabildi. Bakan Mendoni, 2024 yılı Ağustos ayında şantiyeyi ziyaretinde yeni hedefin 31 Aralık 2025 olduğunu duyurdu. Son gelişmeler ise bu takvimin de esnediğini, restorasyonun 2026 yılında da devam etmekte olduğunu gösteriyor.
Yangının Yargı Süreci: 9 Yıldır Cevapsız Sorular
Azınlık milletvekili İlhan Ahmet'in gerek yangının ertesi günü yaptığı "yangının çıkış sebeplerinin bir an önce kamuoyuna bildirilmesi" çağrısı, gerekse 2019'daki soru önergesinde dile getirdiği "Yangın felaketini aydınlatmak için faillerin ortaya çıkarılması yolunda hangi adımlar atılmaktadır?" sorusu, aradan geçen yaklaşık 9 yıla rağmen cevapsız kalmaya devam ediyor. İtfaiye raporunda yangının, restorasyon çalışmaları sırasında ahşap çatı kirişlerine düşen kaynak kıvılcımlarından çıktığı belirtilirken, adli süreçte davanın iki kez ertelendiği biliniyor.
Bakanlığın 2019'daki cevabında "yangınla ilgili idari ve adli soruşturmanın devam ettiği" belirtilmiş olsa da, bugüne dek kamuoyuyla paylaşılmış bir sonuç bulunmuyor.
Türk Dışişleri Bakanlığı da yangının hemen ardından yaptığı açıklamada, "Yangının çıkış nedeninin tespit edilmesini Yunan makamlarından bekliyoruz" diyerek süreci yakından takip ettiğini göstermişti.
Son Söz Yerine
Bugün gelinen noktada, çatı iskeletinin tamamlanması ve minare onarımının titizlikle sürmesi, azınlık camiasında olumlu yankı bulmuş durumda. Dimetoka Müftüsü Emin Şerif'in APE-MPE'ye verdiği beyan, sürecin Azınlık nezdinde yakından takip edildiğini teyit ediyor. Ancak yangının faillerinin bulunup bulunmadığı ve yargı sürecinin nasıl sonuçlandığı, toplum hafızasındaki yerini koruyor.
Bugün de ulusal parlamentoda anamuhalefet PASOK Partisi'nin güçlü saflarında azınlığın temsilcisi olarak İlhan Ahmet, hem hukukçu kimliği hem de Meclis İnsan Hakları Komisyonu Eş Başkanı olarak önemli görevlerde bulunuyor ve toplumun hak arayışında, hak takibinde umut veriyor.
1420 yılında inşa edilen ve Avrupa topraklarındaki ilk Osmanlı camisi olma özelliğini taşıyan bu eşsiz yapının restorasyonu elbette sevindirici.
Ne var ki, failleri meçhul bir yangının ardından başlatılan bu restorasyonun, bir hukuk devletinde şeffaf bir yargı süreciyle taçlandırılması, azınlık haklarına saygının ve ortak kültürel mirasa sahip çıkmanın en temel gereği olarak önümüzde duruyor.