WSJ’DEN ATİNA’YI KARIŞTIRAN İDDİA: ABD BÜYÜKELÇİSİ GUILFOYLE, YUNANİSTAN’DA HÜKÜMETİ DÜŞÜREBİLECEKLERİNİ SÖYLEDİ
Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, ABD’nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle’nin Yunanistan’da da hükümeti düşürebileceklerini söylediği yönündeki haberi Atina’da siyasi tartışmaya yol açtı. PASOK başta olmak üzere muhalefet partileri hükümetten açıklama isterken, Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, “Yunan hükümetine yönelik hiçbir tehdit söz konusu olmadı” diyerek iddialara yanıt verdi.
Wall Street Journal’ın konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre olay, Mart 2026’da Atina’da Yunan ve Amerikalı yetkililerin katıldığı bir akşam yemeğinde yaşandı.
Gazetenin aktardığına göre, ABD’nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle ile Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavrou arasında Romanya’daki siyasi gelişmeler üzerinden sert bir tartışma yaşandı.
WSJ, yemekte bulunan bir kişi ile daha sonra olay hakkında bilgilendirilen kaynaklara dayanarak, Guilfoyle’nin o sırada Romanya hükümetinin yaklaşmakta olan düşüşüne atıfta bulunduğunu yazdı.
“Bunu istediğimiz her ülkede yapabiliriz. Burada da yapabiliriz.”WSJ’nin haberine göre Guilfoyle’ye atfedilen bu sözlerin ardından tartışma sertleşti. Bakan Papastavrou’nun ise ABD’nin halk tarafından seçilmiş Yunanistan hükümetini değiştiremeyeceği yönünde karşılık verdiği ileri sürüldü.
Ancak söz konusu konuşmanın nasıl gerçekleştiği konusunda tarafların anlatımları örtüşmüyor. WSJ’nin haberinde, Kimberly Guilfoyle’nin avukatının gazetenin konuşmaya ilişkin aktarımına itiraz ettiği de belirtiliyor. Dolayısıyla kamuoyuna yansıyan sözler, Guilfoyle’nin kamuya açık ve kayıt altına alınmış bir açıklaması değil, WSJ’nin kaynaklarına dayandırdığı bir iddia niteliğinde bulunuyor.
HÜKÜMETTEN YANIT: “YUNAN HÜKÜMETİNE YÖNELİK TEHDİT SÖZ KONUSU OLMADI”
WSJ’nin haberi ve muhalefetin peş peşe gelen açıklamalarının ardından Yunan hükümeti de konuya ilişkin tutumunu ortaya koydu.
Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis, 28 Eylül’de yaptığı açıklamada, “Yunan hükümetine yönelik hiçbir zaman bir tehdit meselesi söz konusu olmadı” dedi.
Marinakis, böyle bir durumun Yunan hükümeti tarafından kabul edilmesinin de mümkün olmayacağını vurguladı.
Hükümet Sözcüsü ayrıca Yunanistan ile ABD arasındaki ilişkilerin bugün son derece yakın ve istikrarlı olduğunu, iki ülke arasındaki stratejik ilişkinin karşılıklı saygı ve ortak değerlere dayandığını ifade etti.
Marinakis, enerji alanında Yunanistan’ın ABD’nin stratejik ortaklarından biri olduğunu belirterek ExxonMobil ve Chevron’un Yunan şirketleriyle birlikte ülkedeki enerji kaynaklarının araştırılmasına yatırım yaptığını ve Dikey Koridor projesinin Yunanistan’ın enerji güvenliği açısından önem taşıdığını savundu.
Hükümet Sözcüsü, Yunan hükümetinin ticari ve şirketler arasındaki rekabetlere dahil olmadığını, ülkenin enerji ve jeopolitik konumunu güçlendirmek ve ulusal çıkarlara hizmet etmek için çalıştığını söyledi.
PASOK: “CİDDİ SORULAR SESSİZLİKLE CEVAPLANDIRILAMAZ”
Wall Street Journal’ın haberi üzerine PASOK-KINAL da hükümetten resmî açıklama istedi.
PASOK’un Dış Politika KTE Sorumlusu Dimitris Mantzos ile Enerji KTE Sorumlusu Fragkiskos Parasyris tarafından yapılan ortak açıklamada, Amerikan basınında isimler verilerek yayımlanan ve ABD’nin Atina Büyükelçisi ile Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanı’nı ilgilendiren ayrıntılı haberin “ciddi ve makul sorular” doğurduğu belirtildi.
PASOK, bu soruların Yunan hükümetinin sessizliğiyle karşılanamayacağını vurguladı.
Partinin açıklamasında, üçüncü ülkelerin diplomatik misyonlarının Yunanistan’daki rolüne ilişkin kamuoyunda soru işaretlerinin oluşmasının vatandaşların devlete duyduğu güven sorununu daha da artırdığı ifade edildi.
PASOK, hükümet ile özellikle Dışişleri Bakanlığı ve Çevre ve Enerji Bakanlığından WSJ’nin haberinde yer alan iddiaların doğruluğuna ilişkin gerekli açıklamaların yapılmasını istedi.
“Yunanistan bağımsız ve egemen bir demokrasidir ve istisnasız herkese karşı her durumda buna uygun hareket etmek zorundadır.”MUHALEFETTEN PEŞ PEŞE TEPKİLER
WSJ’nin haberi yalnızca PASOK’un değil, diğer muhalefet partilerinin de tepkisine yol açtı.
SYRIZA, iddiaları son derece ciddi olarak nitelendirerek hükümetin ve Başbakan Kiryakos Miçotakis’in olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini açıklaması gerektiğini savundu.
SYRIZA ayrıca WSJ haberinde Amerikan LNG’sinin Balkanlar’a taşınmasına yönelik Dikey Koridor projesiyle ilgili ortaya konulan unsurların da açıklığa kavuşturulmasını istedi.
KKE ise tartışmayı daha geniş enerji ve dış politika çerçevesinde ele alarak Amerikan LNG’sinin Balkanlar’a taşınması, Dikey Koridor ve Yunanistan-ABD stratejik ilişkileri üzerinden hükümete eleştiriler yöneltti.
Muhalefetin açıklamalarında öne çıkan ortak talep, WSJ’nin ortaya attığı iddiaların hükümet tarafından açık biçimde yanıtlanması ve Mart ayında gerçekleştirildiği belirtilen yemekte tam olarak neler yaşandığının kamuoyuna açıklanması oldu.
WSJ HABERİNİN ENERJİ BOYUTU
Wall Street Journal’ın haberi yalnızca Guilfoyle ile Papastavrou arasında geçtiği ileri sürülen tartışmaya odaklanmıyor.
Haberde ABD’nin Avrupa’nın Rus doğal gazına bağımlılığını azaltma ve Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) Yunanistan üzerinden Balkanlar ve Ukrayna yönüne ulaştırılmasına yönelik enerji politikası da geniş biçimde ele alınıyor.
WSJ, Guilfoyle’nin Amerikan LNG’sinin Güneydoğu Avrupa’daki kullanımının artırılması ve Yunanistan üzerinden kuzeye uzanan “Dikey Gaz Koridoru”nun geliştirilmesi konusunda aktif bir diplomatik rol üstlendiğini aktarıyor.
Gazetenin aktardığına göre ABD Büyükelçiliğinden bir yetkili, Guilfoyle’nin bölgedeki temaslarının Amerikan LNG satışlarının artırılması ve Avrupa’nın Rus doğal gazına bağımlılığının azaltılması amacı taşıdığını belirtti.
Bu nedenle Atina’da tartışmaya neden olan WSJ haberi yalnızca Büyükelçi Guilfoyle’ye atfedilen sözlerden ibaret değil. Haber aynı zamanda ABD’nin Balkanlar’daki enerji politikası, Amerikan LNG’sinin bölgedeki rolü ve Yunanistan’ın yeni enerji güzergâhlarındaki stratejik konumuna ilişkin daha geniş bir tartışmayı da gündeme taşıyor.
TARTIŞMANIN MERKEZİNDE ROMANYA VAR
WSJ’nin aktardığı konuşmanın en dikkat çekici unsurlarından biri de Romanya’ya yapılan atıf.
Gazetenin haberine göre Guilfoyle’ye atfedilen sözler, Romanya hükümetinin yaklaşmakta olan düşüşüne ilişkin bir konuşma sırasında söylendi.
Büyükelçiye atfedilen “Bunu istediğimiz her ülkede yapabiliriz. Burada da yapabiliriz” ifadesinin Yunanistan’da güçlü siyasi tepki yaratmasının temel nedeni de sözlerin bu bağlamda aktarılması oldu.
Bununla birlikte Romanya’daki hükümet değişikliğinin ABD tarafından gerçekleştirildiği yönünde doğrulanmış bir olgu bulunmuyor. Tartışma, WSJ’nin Guilfoyle’ye atfettiği sözlerin böyle bir bağlantıyı ima ettiği şeklinde yorumlanmasından kaynaklanıyor.
Atina’daki siyasi tartışmanın merkezinde şimdi Mart ayında gerçekleştirilen söz konusu yemekte tam olarak ne söylendiği ve Yunan hükümetinin olaydan o tarihte nasıl haberdar olduğu soruları bulunuyor.
Hükümet, Yunanistan’a yönelik herhangi bir tehdidin söz konusu olmadığını açıklarken, PASOK ve diğer muhalefet partileri WSJ’nin ortaya attığı iddiaların bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını talep ediyor.
KAYNAKLAR
Wall Street Journal (WSJ):
The Mystery Man Shadowing Kimberly Guilfoyle as She Pushes Deals Across Europe
ERT News:
WSJ haberi sonrası PASOK, SYRIZA ve KKE'nin açıklamaları
ERT News:
Pavlos Marinakis'in WSJ iddialarına ilişkin hükümet açıklaması
Kathimerini:
WSJ'nin Guilfoyle haberinin ardından muhalefetten açıklama talepleri
Kathimerini:
Marinakis: “Yunan hükümetine yönelik hiçbir tehdit söz konusu olmadı”