İLHAN AHMET MÜDAHALE ETTİ: TAHSİS BELGESİ (PARAHOTİRİO) ŞARTI, AZINLIK ÇİFTÇİSİNİ KAPSAM DIŞINDA BIRAKIYOR!

GÜNCEL - 09-07-2026 10:30

body { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; line-height: 1.7; color: #111; background: #fff; max-width: 920px; margin: 0 auto; padding: 32px 20px; font-size: 18px; } h1 { font-size: 36px; line-height: 1.25; margin: 0 0 24px 0; font-weight: 800; } h2 { font-size: 28px; line-height: 1.35; margin: 34px 0 16px 0; font-weight: 800; } .subtitle { font-size: 22px; line-height: 1.45; margin: 0 0 26px 0; font-weight: 800; } p { margin: 0 0 18px 0; } blockquote { margin: 22px 0; padding: 0 0 0 18px; border-left: 4px solid #111; font-style: normal; } strong { font-weight: 800; }

İlhan Ahmet’ten azınlık çiftisi için müdahale: “Mevcut Düzenleme Azınlık Çiftçisinin Sorununa Çözüm Getirmiyor - Kapsam Genişletilmeli”

Tahsis belgesi “parahotiryo” şartı, Batı Trakya'da Azınlık çiftçisinin büyük çoğunluğunu kapsam dışında bırakıyor

PASOK Rodop Milletvekili İlhan Ahmet, kamuya ait göründüğü hâlde yıllardır gerçek üreticiler tarafından ekilip biçilen tarım arazileriyle ilgili yaşanan sorunları yeni bir soru önergesiyle Yunanistan Parlamentosu gündemine taşıdı.

İlhan Ahmet, Tarımsal Kalkınma ve Gıda Bakanlığı’na sunduğu soru önergesinde, devlet tarafından geçmişte vatandaşlara tahsis edilen ve tahsis belgesi, geçici tapu, arazi dağıtım kaydı, kura belgesi veya benzeri resmi evraklara sahip olanlar için getirilen düzenlemenin olumlu fakat son derece sınırlı olduğunu vurguladı.

Milletvekili, söz konusu düzenlemenin, özellikle azınlık çiftçisinin gerçek sorununa çözüm getirmediğine dikkat çekti.

“Yeni düzenleme olumlu ama azınlık çiftçisini kapsamıyor”

İlhan Ahmet, devlet tarafından geçmişte tahsis edilen araziler üzerinde kamu tarafından artık mülkiyet iddiasında bulunulmamasının önemli bir adım olduğunu belirtti. Bu düzenlemenin, elinde tahsis belgesi veya benzeri resmi evrak bulunan vatandaşlar açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.

Ancak Rodop Milletvekili, azınlık çiftçileri açısından temel sorunun burada başladığını vurguladı. Bölgede “parahotiryo” olarak bilinen tahsis belgesine sahip azınlık çiftçisi sayısının yok denecek kadar az olduğunu belirten İlhan Ahmet, bu oranın tüm azınlık çiftçileri içinde yüzde 2’yi dahi geçmediğini kaydetti.

Bu nedenle mevcut düzenlemenin, azınlık çiftçisinin büyük çoğunluğunu kapsam dışında bıraktığını ifade eden İlhan Ahmet, hükümetin sorunu gerçek boyutlarıyla ele alması gerektiğini belirtti.

“Sadece tahsis belgesi olanlar değil, yıllardır ekip biçen çiftçiler de korunmalı”

Milletvekili İlhan Ahmet, Rodop’ta ve Trakya’nın farklı bölgelerinde çok sayıda çiftçinin, kamuya ait görünen arazileri uzun yıllardır fiilen kullandığını, bu arazileri ekip biçtiğini, OSDE sistemine beyan ettiğini, vergi yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve gerçek tarımsal faaliyet yürüttüğünü ifade etti.

Ancak bu çiftçilerin önemli bir bölümünün elinde tahsis belgesi veya resmi bir idari tahsis işlemi bulunmadığını belirten milletvekili, bu nedenle binlerce üreticinin mülkiyet güvenliği, kadastro işlemleri ve Avrupa tarım destekleri bakımından belirsizlik içinde bırakıldığını söyledi.

İlhan Ahmet, mevcut düzenlemenin yalnızca tahsis belgesi bulunanlarla sınırlı kalması hâlinde, yıllardır toprağa emek veren azınlık çiftçisinin büyük bölümünün yine çözüm dışında kalacağını vurguladı.

OSDE kayıtları ve fiili tarımsal kullanım delil kabul edilmeli

İlhan Ahmet, soru önergesinde Tarım Bakanlığı’ndan, uzun yıllara dayanan fiili kullanımın, OSDE beyanlarının, aktif tarımsal faaliyetin, vergi kayıtlarının, yerel makamların belgelerinin ve ilgili kamu kurumlarındaki kayıtların güçlü delil olarak kabul edilmesini istedi.

Gerçek üreticilerin durumunun sadece mahkeme süreçlerine bırakılmaması gerektiğini belirterek, çiftçilerin yıllarca sürebilecek, masraflı ve yıpratıcı yargı yollarına mecbur edilmesinin adil olmadığını ifade etti.

Rodop Milletvekili, bu konuda idari ve uygulanabilir bir çözüm mekanizması oluşturulması gerektiğini belirtti.

Avrupa tarım destekleri konusunda da netlik istendi

Soru önergesinde, kamuya ait göründüğü hâlde çiftçiler tarafından ekilip biçilen arazilerin Avrupa Birliği tarım desteklerinden yararlanıp yararlanamayacağı konusu da gündeme getirildi.

İlhan Ahmet, 5302/2026 sayılı yasanın 100. maddesiyle, son üç yıl boyunca OSDE sisteminde beyan edilen ve üzerinde aktif tarımsal faaliyet yürütülen araziler için destek ödemelerinin önünün açıldığını hatırlattı.

Ancak, bu düzenlemenin uygulamada nasıl işleyeceği konusunda netlik istedi. Bu kapsamda bakanlığa, OPEKEPE ve ilgili kurumlara yönelik özel bir bakanlık kararı, genelge veya teknik talimat yayımlanıp yayımlanmadığını sordu.

Rodop ve ülke genelindeki etkilenen çiftçi sayısı soruldu

İlhan Ahmet, Bakanlıktan Rodop ili ve ülke geneli için somut veriler de talep etti.

Kamuya ait göründüğü hâlde çiftçiler tarafından kullanılan ve OSDE sistemine beyan edilen kaç tarım arazisi bulunduğunu, kaç üreticinin bu durumdan etkilendiğini ve yeni düzenlemeye rağmen kaç çiftçinin hâlâ ödeme veya mülkiyet sorunu yaşadığını sordu.

Ayrıca bu tür araziler için özel bir kayıt sistemi oluşturulup oluşturulmayacağını ve gerçek üreticilerin durumunun açık şekilde tespit edilip edilmeyeceğini de Bakanlık gündemine taşıdı.

“Hükümet çözümü tamamlamak zorundadır”

İlhan Ahmet, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Devletin geçmişte tahsis ettiği araziler konusunda atılan adım önemlidir. Ancak bu çözüm, azınlık çiftçisinin temel sorununu çözmemektedir. Çünkü azınlık çiftçisinin çok büyük bölümünde parahotiryo, yani tahsis belgesi bulunmamaktadır. Bu oran yüzde 2’yi dahi geçmemektedir.

Eğer çözüm yalnızca elinde tahsis belgesi bulunanlarla sınırlı tutulursa, Rodop’ta ve Batı Trakya’da yıllardır aynı arazileri ekip biçen, bu arazileri OSDE’ye beyan eden, vergi veren ve fiilen üretim yapan çiftçilerimizin büyük bölümü yine dışarıda kalacaktır.

Bu nedenle hükümet, azınlık çiftçisinin gerçek durumunu dikkate alan tamamlayıcı, adil ve uygulanabilir bir düzenleme yapmak zorundadır. Sadece tahsis belgesi olanlar değil, yıllardır toprağa emek veren gerçek üreticiler de korunmalıdır.”

Çiftçiler için hukuki güvence talebi

İlhan Ahmet, çiftçilerin yıllardır kullandıkları araziler konusunda kalıcı bir belirsizlik içinde bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Rodop Milletvekili, gerçek üreticilerin hem Avrupa destekleri hem de kadastro işlemleri bakımından hukuki güvenceye kavuşturulmasını istedi.

Ahmet, Rodoplu ve Batı Trakyalı çiftçilerin haklarının eksiksiz şekilde korunması için konunun takipçisi olmaya devam edeceğini belirterek, “Biz halkımızın ve çiftçimizin yanında durmaya, sorunları Meclis’e taşımaya ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceğiz” mesajını verdi.

Günün Diğer Haberleri