PASOK’tan Enerjide İktidar Programı: 2027’ye Kadar Elektrikte Yüzde 20 İndirim Sözü
Nikos Androulakis, Miçotakis hükümetinin enerji politikasını “başarısız ve adaletsiz” olarak nitelendirdi. PASOK; elektrik fiyatlarını 2027’ye kadar yüzde 20, uzun vadede ise yüzde 30 düşürmeyi, enerji piyasasında oligopollerin hâkimiyetine son vermeyi ve ucuz yeşil enerjiyi vatandaşlarla gerçek ekonominin hizmetine sunmayı taahhüt etti.
Yunanistan ana muhalefet partisi PASOK–Değişim Hareketi, yüksek elektrik fiyatlarına ve giderek derinleşen enerji yoksulluğuna karşı kapsamlı programını kamuoyuna açıkladı.
PASOK lideri Nikos Androulakis, partisinin enerji kurmaylarıyla düzenlediği basın toplantısında Miçotakis hükümetinin enerji politikasını sert sözlerle eleştirdi. Androulakis, Yenilenebilir Enerji Kaynakları’nın elektrik üretimindeki payı artmasına rağmen bu avantajın vatandaşların faturalarına ve üreticilerin maliyetlerine yansımadığını vurguladı.
PASOK’un açıkladığı temel siyasi taahhüt ise elektrik maliyetlerinin 2027 yılına kadar yüzde 20, uzun vadede ise yüzde 30 oranında düşürülmesi oldu.
“Enerjide Birkaç Büyük Grup Kazanıyor, Bütün Toplum Kaybediyor”
Androulakis, hükümetin enerji politikasındaki başarısızlığın yalnızca elektrik faturalarında değil, hayat pahalılığında ve üretim maliyetlerindeki artışta da kendisini gösterdiğini söyledi.
Yüksek enerji fiyatlarının çiftçiyi, hayvancıyı, sanayiciyi, küçük işletmeleri ve haneleri aynı anda baskı altına aldığını belirten PASOK lideri, şu değerlendirmede bulundu:
“Hükümetin enerji politikasındaki başarısızlığı, her gün yaşam ve üretim maliyetlerine yansıyor. Bu başarısızlığın bedelini çiftçi, hayvancı, imalatçı ve haneler ödüyor. Bazıları kazanırken gerçek ekonominin tamamı kaybediyor.”
Androulakis, hükümetin “Yunanistan Avrupa’nın en ucuz elektriğine sahip ülkelerden biridir” yönündeki söyleminin gerçeği yansıtmadığını savundu. Elektrik fiyatlarının halkın satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Androulakis, Yunan vatandaşlarının gelirlerine oranla son derece pahalı enerji tükettiğini ifade etti.
PASOK’un Somut Taahhüdü: Önce Yüzde 20, Ardından Yüzde 30 İndirim
Basın toplantısında PASOK’un enerji alanındaki siyasi taahhütlerini açıklayan partinin Enerji Sorumlusu Frangiskos Parasiris, elektrik maliyetlerinin 2027 yılına kadar yüzde 20 oranında azaltılacağını bildirdi.
PASOK’un uzun vadeli hedefinin ise elektrik fiyatlarını yüzde 30 düşürmek olduğu açıklandı. Bunun geçici fatura destekleriyle değil; enerji piyasasının yapısına müdahale eden, kalıcı ve yapısal önlemlerle gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Plan kapsamında sanayinin enerji maliyetlerinin azaltılması, yerel yönetimlerin desteklenmesi ve ucuz yeşil enerji üretiminin nihai tüketici fiyatlarına doğrudan yansıtılması öngörülüyor.
“Elektrik Şebekesinin Paylaşımı Yeni Demokrasi Döneminin En Büyük Skandallarından Biri”
Androulakis’in en sert eleştirilerinden biri, yeni enerji yatırımlarının şebekeye bağlanabilmesi için gerekli elektrik kapasitesinin dağıtılma biçimine yönelik oldu.
PASOK lideri, mevcut şebeke kapasitesinin gerçek üreticilere, tarım kooperatiflerine, belediyelere, enerji topluluklarına ve KOBİ’lere öncelik verilerek dağıtılması gerektiğini söyledi. Ancak hükümetin tercihleri sonucunda bu kapasitenin önemli bölümünün sınırlı sayıdaki büyük enerji grubuna tahsis edildiğini savundu.
Androulakis, özellikle Yunanistan’ın kırsal bölgeleri ile yerel üreticilerin sistemin dışında bırakıldığını belirterek şunları söyledi:
“Elektrik şebekesi kapasitesinin hangi ölçütlerle ve kimlere tahsis edildiği, Yeni Demokrasi ve Başbakan Miçotakis döneminin en büyük skandallarından biridir. Bunun sonuçlarını bugün üretim maliyetlerinde görüyoruz.”
Yeşil Enerji Üretiliyor, Depolanamadığı İçin Kaybediliyor
PASOK, Yenilenebilir Enerji Kaynakları’ndaki hızlı büyümeye rağmen elektrik şebekelerine ve depolama altyapısına gerekli yatırımların zamanında yapılmadığına dikkat çekti.
Enerji depolama kapasitesindeki gecikmeler nedeniyle ucuz ve yerli yeşil enerjinin bir bölümünün kullanılamadığı; sistemin ise pahalı ve ithal fosil yakıtlara, özellikle doğal gaza bağımlı kalmayı sürdürdüğü belirtildi.
PASOK’a göre şebeke ve depolama yatırımları zamanında gerçekleştirilmiş olsaydı, yeşil dönüşüm hem daha adil ilerleyecek hem de Yunanistan’ın üretim gücü dış krizlere karşı daha dayanıklı hâle gelecekti.
Ptolemaida-5 Çelişkisi: Kömürden Çıkarken Doğal Gaza Yeni Bağımlılık
Androulakis, hükümetin linyitten çıkış politikasının plansız ve altyapı yatırımlarından kopuk biçimde yürütüldüğünü savundu.
PASOK’un da linyitten kademeli çıkışı desteklediğini ancak bunun şebeke ve enerji depolama yatırımlarıyla uyumlu şekilde yapılması gerektiğini belirten Androulakis, Ptolemaida-5 santralinin kapatılarak doğal gaz santraline dönüştürülmesini hükümet politikasındaki temel çelişkilerden biri olarak gösterdi.
Bir yandan ithal doğal gaza bağımlılığın enflasyonu körüklediği söylenirken diğer yandan modern bir santralin doğal gaza geçirilmesinin planlandığını belirten PASOK lideri, hükümete “Gerçekten bir enerji planınız var mı?” sorusunu yöneltti.
Enerji Borsasının Faturası Halka Çıkıyor
PASOK, ülkede tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 85 ila 90’ının fiyatının Enerji Borsası üzerinden belirlenmesini de yüksek faturaların temel nedenleri arasında gösterdi.
Androulakis, birçok Avrupa ülkesinde sabit fiyatlı ikili enerji sözleşmelerinin daha yaygın kullanıldığını hatırlatarak, Yunanistan’da da Enerji Borsası’nın fiyatlar üzerindeki belirleyiciliğinin azaltılmasını istedi.
PASOK’un planında, üretici ile tüketici arasında daha fazla uzun vadeli ve sabit fiyatlı ikili sözleşme yapılması öngörülüyor. Böylece uluslararası piyasalardaki ani dalgalanmaların hanelere ve işletmelere doğrudan yansımasının sınırlandırılması hedefleniyor.
Enerji Yoksulluğunda Avrupa’nın En Kötü Tablolarından Biri
Basın toplantısında sunulan verilere göre Yunanistan’daki hanelerin yüzde 18’i evini yeterli düzeyde ısıtamıyor. Bu oranın Avrupa Birliği ortalamasının yaklaşık iki katı olduğu ve Yunanistan’ı Avrupa’nın en olumsuz durumdaki ülkelerinden biri hâline getirdiği belirtildi.
Hanelerin enerji giderlerinin toplam gelir içindeki payı bakımından da Yunanistan’ın Avrupa’nın en kötü ikinci performansına sahip olduğu kaydedildi.
PASOK, mevcut “Eksikonomo” enerji tasarrufu programlarının özellikle dar gelirli vatandaşlara ulaşmakta yetersiz kaldığını, programların yeniden tasarlanarak enerji yoksulluğu yaşayan hanelere öncelik verilmesi gerektiğini savundu.
Belediyelere Enerji Üretim Hakkı, Vatandaşa Daha Düşük Harç
Yerel yönetimlerin artan elektrik giderleri nedeniyle belediye harçlarını yükseltmek zorunda kaldığına dikkat çeken PASOK, belediyelere enerji üretimi için şebeke kapasitesi tahsis edilmesini önerdi.
Belediyelerin kendi enerjilerini üretebilmesi hâlinde, merkezi bütçeye ek yük getirmeden enerji giderlerinin ve dolayısıyla vatandaşlardan alınan belediye harçlarının düşürülebileceği belirtildi.
PASOK ayrıca 2030 yılına kadar nüfusu 10 binin üzerinde olan her belediyede en az bir enerji topluluğu kurulmasını hedefliyor.
Yedi Maddelik Müdahale Planı
PASOK’un enerji maliyetlerini kalıcı biçimde düşürmeyi amaçlayan programında şu müdahaleler öne çıkıyor:
- Enerji piyasasında ikili ve sabit fiyatlı sözleşmelerin yaygınlaştırılması,
- Tüketicilerin sabit fiyatlı “mavi tarifelere” geçişinin desteklenmesi,
- Adalar arası enerji bağlantılarıyla kamu hizmeti maliyetlerinin azaltılması,
- Elektrik depolama yatırımlarının hızlandırılması,
- Kaçak elektrik kullanımına karşı etkili denetim uygulanması,
- Akıllı sayaçların yaygınlaştırılması,
- Sosyal elektrik tarifesi ile “Eksikonomo” programının dar gelirli hanelere öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi.
Beş Ulusal Hedef: Enerji Bağımsızlığından Jeopolitik Güce
PASOK’un enerji programı, 2035 yılına kadar beş temel ulusal hedef üzerine kuruluyor: Yunanistan’ın enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi, elektrik maliyetlerinin kalıcı olarak düşürülmesi, enerjinin yerli üretimin hizmetine sunulması, sosyal açıdan adil bir yeşil dönüşüm gerçekleştirilmesi ve ülkenin Güneydoğu Avrupa’nın enerji merkezlerinden biri hâline getirilmesi.
Parti, büyük enerji yatırımlarının yalnızca şirket kârlarıyla sınırlı kalmamasını; yeni istihdam, yerli sanayi siparişleri, teknolojik araştırma ve bölgesel kalkınma yaratmasını istiyor.
“Enerji Oligopollerin Değil, Toplumun Zenginliği Olacak”
PASOK’un önerdiği modelde enerji, birkaç büyük grubun kontrolündeki bir rant alanı olarak değil; toplumsal refahın, üretimin ve bölgesel kalkınmanın temel aracı olarak ele alınıyor.
Enerji toplulukları, kooperatifler, belediyeler, çiftçiler, küçük işletmeler ve hanelerin yeşil enerji üretimine daha güçlü biçimde katılması hedefleniyor. Böylece enerji dönüşümünün oluşturduğu ekonomik değerin oligopollerde toplanması yerine toplumun geneline yayılması amaçlanıyor.
PASOK’un mesajı ise net: Yunanistan daha fazla yeşil enerji üretirken vatandaş daha pahalı elektrik tüketmeye devam edemez. Enerji dönüşümünün kazancı birkaç büyük gruba değil, faturalarını ödeyen halka ve ayakta kalmaya çalışan gerçek ekonomiye yansıtılmalıdır.
