OTE’nin 4 günlük çalışma pilotu, PASOK’un “daha az saat, tam ücret” önerisini yeniden gündeme taşıdı

Yunanistan Telekomünikasyon Kurumu OTE’nin haftada 4 gün çalışmaya yönelik pilot program başlatması, ülkede çalışma saatlerinin azaltılması tartışmasını yeniden alevlendirdi. PASOK, gelişmeyi, Nikos Androulakis’in gündeme getirdiği 32 veya 35 saatlik haftalık çalışma modeli için “sahada karşılık bulan” bir adım olarak değerlendiriyor.

ATİNA – Yunanistan’da çalışma hayatına ilişkin tartışmalar, OTE’nin yeni esnek çalışma pilotuyla yeni bir boyut kazandı. Ta Nea gazetesinin haberine göre OTE yönetimi, personeline yönelik yeni bir esnek çalışma modeli başlatıyor. Program kapsamında çalışanlara haftada 4 gün, günde 10 saat çalışma; aynı gün içinde ofis ve uzaktan çalışmayı birleştirme; Avrupa Birliği ülkelerinden uzaktan çalışma; haftalık çalışma saatlerini esnek dağıtma ve maaşta orantılı kesintiyle geçici olarak daha az çalışma gibi seçenekler sunulacak. Programın gönüllülük esasına dayanacağı, ilk aşamada bilişim teknolojileri ve insan kaynakları birimlerinde uygulanacağı, sonuçların değerlendirilmesinin ardından tüm personele yayılıp yayılmayacağına karar verileceği belirtildi. (ΤΑ ΝΕΑ)

Ancak OTE’nin pilot uygulaması, klasik anlamda haftalık çalışma süresinin azaltılması anlamına gelmiyor. Programdaki 4 günlük model, haftalık 40 saati koruyarak çalışmayı 4 güne ve günde 10 saate yayıyor. Bu yönüyle OTE modeli, PASOK’un gündeme taşıdığı “32 veya 35 saatlik haftalık çalışma, tam ücret ve verimlilik artışı” önerisinden ayrılıyor. Buna rağmen, büyük bir şirketin çalışma süresinin örgütlenmesi, uzaktan çalışma, gönüllü esneklik ve iş-özel hayat dengesi başlıklarını kurumsal düzeyde denemeye başlaması, PASOK’un açtığı siyasi tartışmayı güçlendiren bir gelişme olarak yorumlanıyor. (ΤΑ ΝΕΑ)

PASOK Genel Başkanı Nikos Androulakis, 29 Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, “çalışma süresinin azaltılması” tartışmasını açtıklarını belirterek, şirketlere haftalık 32 veya 35 saatlik çalışma programlarını tam ücretle uygulamaları için teşvik verilmesini önermişti. Androulakis’e göre 35 saatlik çalışma sadece sosyal bir tedbir değil, aynı zamanda verimlilik artışının da aracı olabilir. PASOK lideri, çalışma hayatının “bitmek bilmeyen mesai, baskı ve tükenmişlik” üzerinden değil; kalite, üretkenlik, perspektif ve insan onuru üzerinden yeniden tanımlanması gerektiğini savunuyor. (pasok.gr)

PASOK’un önerisi, Yunanistan’ın Avrupa Birliği içinde en uzun çalışma haftalarından birine sahip olduğu verileriyle de destekleniyor. Eurostat’ın 2025 verilerine göre AB’de haftalık fiili çalışma süresi ortalama 35,9 saat iken, Yunanistan’da bu süre 39,6 saatle AB’nin en yüksek seviyesinde kaydedildi. Bu tablo, PASOK’un “Yunan çalışanı çok çalışıyor ancak düşük verimlilik ve düşük satın alma gücü sarmalında kalıyor” eleştirisini güçlendiren temel dayanaklardan biri olarak öne çıkıyor. (European Commission)

PASOK Sözcüsü Kostas Tsoukalas da OTE’nin adımını hükümetin daha önce 4 günlük çalışma tartışmasına karşı takındığı tutumun boşa çıktığı şeklinde yorumladı. Tsoukalas, PASOK’un 4 günlük çalışma önerisinin hükümet tarafından “şeytanlaştırıldığını” savunarak, OTE’nin yeni toplu iş sözleşmesiyle çalışanlara gönüllü olarak çalışma süresinin azaltılması, haftalık çalışma zamanının esnek dağıtılması, hibrit çalışma ve AB ülkelerinden uzaktan çalışma gibi seçenekler sunduğunu belirtti. Tsoukalas, PASOK’un bu modeli her sektör için “sihirli çözüm” olarak sunmadığını, ancak büyük işletmelerden başlayarak yeni bir üretkenlik ve çalışma hayatı modelinin tartışılması gerektiğini vurguladı. (pasok.gr)

Hükümet cephesi ise OTE örneğini, kendi oluşturdukları yasal çerçevenin uygulamaya geçtiğinin kanıtı olarak sundu. Çalışma Bakanı Niki Kerameos, OTE’deki pilot uygulamayı değerlendirirken, toplu iş sözleşmeleri yoluyla 4 günlük çalışmanın zaten mümkün olduğunu ve ilgili düzenlemenin yaklaşık altı ay önce yürürlüğe girdiğini ifade etti. Bakanlığa göre mevcut çerçevede 4 gün x 10 saat çalışma modeli, haftalık toplam çalışma süresini koruyarak yıl boyunca uygulanabilecek bir esneklik aracı olarak düzenlenmiş durumda. (ΤΑ ΝΕΑ)

Böylece OTE’nin pilot programı, yalnızca bir şirket içi insan kaynakları uygulaması olmaktan çıkarak, Yunanistan’da çalışma hayatının geleceğine ilişkin daha geniş bir siyasi tartışmanın merkezine yerleşti. PASOK açısından mesele, haftalık 40 saatin 4 güne sıkıştırılmasından ibaret değil; asıl hedef, teknolojik dönüşüm, daha iyi iş organizasyonu, beceri artışı ve verimlilik üzerinden haftalık çalışma süresinin 32 veya 35 saate düşürülmesi ve bunun ücret kaybı olmadan uygulanması. Bu nedenle OTE’nin adımı, PASOK’un önerisinin tam karşılığı olmasa da, ülkede “daha az tükenmişlik, daha yüksek verimlilik ve daha güçlü iş-özel hayat dengesi” tartışmasının artık teoriden pratiğe geçtiğini gösteren önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.