YUNANİSTAN’DA AŞIRI SAĞ ALARMI: ALTIN ŞAFAK’IN ESKİ YÖNETİCİSİ KASİDİARİS CEZAEVİNDEN ÇIKTI | “YENİ PARTİYLE DÖNÜYORUM” DEDİ

Suç örgütü yöneticiliğinden hüküm giyen Neo-Nazi Altın Şafak’ın eski milletvekili İlias Kasidiaris, tahliye edilir edilmez siyasete döneceğini ve yeni bir “ulusal parti” kuracağını açıkladı. Bu çıkış, şiddet ve nefret söylemiyle özdeşleşen aşırı sağın Yunanistan’da yeniden örgütlenebileceği yönündeki kaygıları artırdı.

ATİNA – Yunanistan’da suç örgütü olarak mahkûm edilen Neo-Nazi Altın Şafak’ın eski milletvekili ve yönetici kadrosundaki isimlerden İlias Kasidiaris, cezasının infazının tamamlanmasının ardından 15 Eylül 2026 Salı günü Domokos Cezaevi’nden tahliye edildi.

Öğle saatlerinde cezaevinden çıkan Kasidiaris’i, Yunan bayrakları taşıyan ve sloganlar atan bir grup destekçisi karşıladı. Tahliye görüntüleri sosyal medyada hızla yayılırken, Kasidiaris’in cezaevi kapısında yaptığı siyasi dönüş açıklaması ülkede yeni bir tartışma başlattı.

“Siyasetin ön saflarına dönüyorum”

Kasidiaris, tahliyesinin ardından yaptığı ilk açıklamada, “Siyasetin ön saflarına dönüyorum” diyerek yeni ve güçlü bir “ulusal parti” kuracağını duyurdu.

“Siyasetin ön saflarına dönüyorum.”

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde güç kazanan milliyetçi ve aşırı sağ partileri örnek gösteren Kasidiaris, benzer bir siyasi hareketi Yunanistan’da hayata geçirmeyi hedeflediğini söyledi.

Kurulması planlanan partinin adı, programı ve yönetim kadrosunun önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Kasidiaris’in avukatı Vaso Pantazi de müvekkilinin aktif siyasete dönme konusunda kararlı olduğunu ve seçimlere yönelik hazırlıkların sürdüğünü belirtti.

Altın Şafak’ın şiddet dolu geçmişi yeniden gündemde

Kasidiaris’in açıklaması, yalnızca yeni bir siyasi parti girişimi olarak değil, Altın Şafak’ın temsil ettiği ırkçı, yabancı düşmanı ve şiddet yanlısı siyasi çizginin yeniden canlandırılması çabası olarak değerlendiriliyor.

Altın Şafak, uzun yıllar boyunca göçmenlere, siyasi rakiplerine, sendikacılara ve farklı toplumsal kesimlere yönelik saldırılarla gündeme gelmişti.

Atina Üç Üyeli Ağır Ceza Mahkemesi, Ekim 2020’de Altın Şafak’ın siyasi parti görüntüsü altında faaliyet gösteren bir suç örgütü olduğuna hükmetmişti. Kasidiaris de örgütün yönetim kadrosunda yer almaktan 13 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Altın Şafak üyesi Yorgos Rupakias’ın 2013 yılında müzisyen Pavlos Fissas’ı öldürmesi, örgütün faaliyetlerine karşı ülke genelinde büyük bir toplumsal tepki doğurmuş ve kapsamlı yargılama sürecinin önünü açmıştı.

Bu geçmiş nedeniyle Kasidiaris’in cezaevinden çıkışını siyasi bir gösteriye dönüştürmesi, Altın Şafak’ın mağdurları, aileleri ve demokratik çevreler açısından ciddi bir provokasyon olarak değerlendirildi.

Daha önceki seçim girişimleri engellenmişti

Kasidiaris’in geçmiş yıllarda kurduğu “Helenler” Partisinin 2023 genel seçimlerine katılmasına izin verilmemişti. Kendisi ayrıca 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri sürecinde de Yunanistan’daki aşırı sağ siyasi oluşumlarla bağlantılı tartışmaların merkezinde yer almıştı.

Kasidiaris’in son açıklaması, Altın Şafak’ın dağılmasının ardından farklı siyasi oluşumlara yönelen aşırı sağ seçmenlerin yeniden tek bir yapı altında toplanıp toplanmayacağı sorusunu gündeme getirdi.

Siyasi gözlemciler, gelişmelerin yalnızca seçim dengeleri açısından değil; nefret söyleminin normalleşmesi, toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi ve şiddet geçmişine sahip yapıların yeniden kamusal alanda görünür hâle gelmesi bakımından da yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

PASOK: “Demokrasi kendisini korumayı bilir”

Kasidiaris’in siyasete dönüş açıklamasına siyasi partilerden sert tepkiler geldi.

PASOK–KINAL Basın Sözcüsü Kostas Çukalas, Altın Şafak’ın faaliyetleriyle ilgili mahkeme kararlarını hatırlatarak, “Demokrasi kendisini korumayı bilir” dedi.

“Demokrasi kendisini korumayı bilir.”

Meselenin sıradan bir siyasi görüş ayrılığı olmadığını vurgulayan Çukalas, Altın Şafak örneğinde aşırı görüşlerin örgütlü şiddete dönüştüğünü ve ağır suçların işlendiğini belirtti.

Yunanistan Komünist Partisi (KKE) ise Kasidiaris’in tahliyesini, Altın Şafak’ın saldırılarında hayatını kaybedenler, mağdurlar ve aileleri açısından “provokasyon” olarak nitelendirdi.

Yunanistan demokrasisi için yeni sınav

Altın Şafak’ın suç örgütü olarak mahkûm edilmesinden yıllar sonra, örgütün eski yönetici kadrosundan bir ismin yeni partiyle siyasete dönmeye hazırlanması, Yunanistan’da demokratik kurumların ve toplumun nasıl bir tutum alacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Ortaya çıkan tablo, yalnızca yeni bir siyasi partinin kurulması meselesi olarak görülmüyor. Süreç aynı zamanda şiddet, ırkçılık ve nefret söylemiyle anılan bir siyasi geçmişin yeniden meşrulaştırılmasına karşı Yunanistan demokrasisinin vereceği yeni bir sınav olarak değerlendiriliyor.