BAKOYANNİS’TEN TÜRKİYE’YE “CASUS BELLİ” MESAJI: “KALDIRILMASI ORTAK GELECEK İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM OLUR”
Yunanistan’ın eski Dışişleri Bakanı ve Yeni Demokrasi Hanya Milletvekili Dora Bakoyannis, Atina’da düzenlenen uluslararası bir konferansta yaptığı konuşmada Türk-Yunan ilişkilerine geniş yer ayırarak, Ankara’nın Ege’de karasularının genişletilmesine ilişkin “casus belli” kararını kaldırmasının iki ülke arasında daha iyi bir ortak gelecek açısından önemli bir adım olacağını söyledi.
Bakoyannis, 21-22 Eylül 2026 tarihlerinde Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi’nde (EKPA) gerçekleştirilen 49. Uluslararası Okyanuslar Hukuku ve Politikası Konferansı’na (49th Annual Conference on Oceans Law & Policy – COLP49) ana konuşmacı olarak katıldı. Üniversitenin Hukuk Fakültesi ile Kamu Uluslararası Hukuku Araştırma Merkezi’nin ev sahipliği yaptığı konferansın bu yılki ana teması “Akdeniz’de ve Ötesinde Deniz Güvenliği” olarak belirlendi. Konferans; akademisyenleri, uluslararası kuruluşların temsilcilerini ve deniz hukuku uzmanlarını Atina’da bir araya getiriyor.
“KÜRESELLEŞMENİN BİR YUNAN USULÜ EVLİLİK GİBİ OLACAĞINI DÜŞÜNMÜŞTÜK”
Bakoyannis konuşmasına küreselleşmenin son yıllarda geçirdiği dönüşümü değerlendirerek başladı.
“Bir zamanlar küreselleşmenin ‘Yunan usulü bir evliliğe’ benzeyeceğini düşünmüştük” diyen Bakoyannis, farklı ailelerin ve geçmişten gelen anlaşmazlıkların ortak bir gelecek beklentisi etrafında buluşabileceği düşüncesinin hâkim olduğunu belirtti.
Ancak Bakoyannis’e göre uluslararası sistemdeki mevcut tablo bu beklentiden oldukça farklı bir noktaya ulaştı. Enerji, ticaret ve teknoloji gibi geçmişte ülkeleri birbirine bağlayan alanların bugün aynı zamanda devletler arasında baskı ve rekabet araçlarına dönüşebildiğini ifade etti.
TÜRKİYE VE YUNANİSTAN ÜZERİNDEN İKİ SORU
Bakoyannis konuşmasının Türk-Yunan ilişkileri bölümünde ise iki soruyla yaklaşımını ortaya koydu.
İlk olarak, “Türkiye yarın sınırlarını savunmayı bıraksaydı Yunanistan’dan dolayı tehlikeye girer miydi?” sorusunu yöneltti.
Ardından aynı soruyu Yunanistan açısından tersinden sordu:
“Yunanistan aynısını yapsaydı, toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit konusunda en fazla nereden endişe ederdi?”
Bakoyannis bu iki soru üzerinden, kendi değerlendirmesine göre Türk-Yunan ilişkilerinde temel bir “asimetrinin” bulunduğunu savundu.
Eski Dışişleri Bakanı, “Türkiye Yunanistan’a yönelik revizyonist taleplerinden vazgeçerse Türk-Yunan meselesi sona erer. Yunanistan savunmasından vazgeçerse varoluşsal bir tehlikeyle karşı karşıya kalır” görüşünü dile getirdi.
Bu ifadeler Bakoyannis’in Türkiye-Yunanistan ilişkilerindeki güvenlik sorununa ilişkin kendi siyasi değerlendirmesini yansıtıyor.
DİYALOG VURGUSU: “TAM DA BU NEDENLE DİYALOGDA ISRAR EDİYORUM”
Bakoyannis, bu değerlendirmelerine rağmen Ankara ile diyaloğun sürdürülmesinden yana olduğunu özellikle vurguladı.
Yunanistan’ın egemenliğini ve egemenlik haklarını korumakta kararlı olması gerektiğini belirten Bakoyannis, aynı kararlılıkla Türk-Yunan diyaloğunun devamından yana olduğunu söyledi.
Bakoyannis şu mesajı verdi:
“Tam da bu nedenle, savunmanın güçlendirilmesi ile egemenliğimizin ve egemenlik haklarımızın korunmasında ısrar ettiğim kararlılıkla diyaloğa da ısrar ediyorum.”
Böylece Bakoyannis, Türkiye politikasında bir taraftan savunma ve caydırıcılık, diğer taraftan diplomatik diyaloğun birlikte yürütülmesi gerektiği yönündeki yaklaşımını ortaya koydu.
“CASUS BELLİ’NİN KALDIRILMASI ÖNEMLİ BİR ADIM OLUR”
Konuşmanın Türk-Yunan ilişkileri bakımından en dikkat çekici bölümlerinden biri ise casus belli konusundaki açıklama oldu.
Bakoyannis, Türkiye’nin Yunanistan’ın Ege’de karasularını genişletmesi ihtimaline karşı 1995 yılından beri gündemde bulunan savaş nedeni kararının kaldırılmasını istedi.
Eski Yunanistan Dışişleri Bakanı,
“Casus belli’nin kaldırılması daha iyi bir ortak geleceğe doğru esaslı bir adım olur”
ifadelerini kullandı.
Bu konu uzun yıllardır Ankara ile Atina arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından birini oluşturuyor. Yunanistan, casus belli kararının kaldırılmasını ikili ilişkilerde güven ortamının güçlendirilmesi bakımından önemli görüyor. Türkiye ise Ege’de karasularının 12 deniz miline çıkarılmasının Ege’nin kendine özgü coğrafi koşulları nedeniyle Türkiye açısından kabul edilemez sonuçlar doğuracağını savunuyor. Dolayısıyla Bakoyannis’in açıklaması, tarafların konuya ilişkin bilinen pozisyonları arasındaki temel görüş ayrılığının sürdüğü bir ortamda geldi.
AKDENİZ VE ULUSLARARASI HUKUK MESAJI
Bakoyannis konuşmasının sonunda konuyu daha geniş bir Akdeniz perspektifine taşıdı.
Akdeniz’in bölge ülkelerini birbirinden ayıran değil, birleştiren bir deniz olarak kalması gerektiğini ifade eden eski Dışişleri Bakanı, uluslararası hukukun bütün kıyıları koruması gerektiğini belirtti.
Bakoyannis’in mesajında böylece üç unsur öne çıktı: Yunanistan’ın savunmasının ve egemenlik haklarının korunması, Türkiye ile diyaloğun devam ettirilmesi ve Ankara’nın casus belli kararını kaldırması yönündeki çağrı.
Atina Üniversitesi tarafından düzenlenen COLP49 konferansı ise 21 Eylül’de başlayarak 22 Eylül’de devam ediyor. EKPA’nın resmi programına göre konferansın çalışmaları üniversitenin merkez binasındaki “Alkis Argyriadis” ve “Ioannis Drakopoulos” salonlarında gerçekleştiriliyor; kapanış töreninin 22 Eylül saat 17.30’da yapılması öngörülüyor.
