ATİNA'DAN BM'YE: "TRAKYA'DA, LOZAN'IN BELİRTTİĞİ GİBİ DİNİ BİR AZINLIK VAR"

Yunanistan, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde Batı Trakya’daki azınlığa ilişkin net bir mesaj göndererek, azınlığın statüsünün münhasıran 1923 Lozan Barış Antlaşması ile belirlendiğini ve dini bir grubu kapsadığını bir kez daha kayda geçirdi.

GÜNCEL - 05-06-2026 16:13

Atina’dan BM’ye Türkiye ve Batı Trakya Mesajı: "Lozan Antlaşması’nın Belirttiği Gibi Dini Bir Azınlık"

Atina yönetimi, Batı Trakya’daki azınlığın Lozan Antlaşması uyarınca dini bir nitelik taşıdığını vurgulayarak, azınlık üyelerinin tüm haklardan eksiksiz yararlandığını ve kendilerine özel bir ihtimam gösterildiğini belirtti.

Yunanistan, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde Batı Trakya’daki azınlığa ilişkin net bir mesaj göndererek, azınlığın statüsünün münhasıran 1923 Lozan Barış Antlaşması ile belirlendiğini ve dini bir grubu kapsadığını bir kez daha kayda geçirdi.

Yunanistan’ın BM Daimi Temsilciliği aracılığıyla, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’ne resmi bir nota (nota verbale) sunulduğu öğrenildi.

Bu resmi belgeyle Atina, uluslararası örgüt bünyesinde yürütülen süreçlerde gündeme getirilen çeşitli konulara yanıt vermiş oldu.

Metinde Yunanistan, Batı Trakya konusundaki yerleşik diplomatik tezlerini yineleyerek bölgede 120.000'den fazla Müslüman Yunan vatandaşının yaşadığını hatırlattı ve Atina’nın müdahalesinin temel dayanağının 1923 Lozan Antlaşması’na yapılan açık atıf olduğunu belirtti.

120 Binden Fazla Yunan Vatandaşı

Yunanistan tarafı, Trakya’daki azınlığın etnik değil, dini kriterlere göre tanındığının altını çiziyor. Atina'nın uluslararası platformlarda azınlığın statüsü her açıldığında dile getirdiği bu görüşün, Yunan dış politikasının değişmez çizgisi olduğu ifade ediliyor. Yunan tezlerine göre Lozan Antlaşması, Batı Trakya Müslümanlarının özel koruma statüsünün temelini oluşturuyor ve farklı yorumlara alan bırakmıyor.

Sunulan belgede, azınlık üyelerinin Yunanistan Anayasası, Avrupa hukuku ve uluslararası insan hakları sözleşmelerinden doğan tüm haklara sahip olduğu vurgulanıyor. Bunun yanı sıra, tüm Yunan vatandaşlarının sahip olduğu ortak hakların ötesinde; eğitim, din ve sosyal yaşam alanlarında azınlığa yönelik özel koruma mekanizmalarının da uygulandığı kaydediliyor.

Eğitim Haklarına "Sarsılmaz Bağlılık"

Resmi notada, azınlık eğitimine de geniş bir yer ayrıldı. Yunan tarafı, azınlığın eğitim haklarının güvence altına alınması konusunda "sarsılmaz bir bağlılık" içinde olduğunu ilan etti.

"Bu politikanın temel amacı nettir: Azınlığa mensup her çocuğun, topluma tam katılımını ve gelecekte eşit fırsatlara sahip olmasını sağlayacak en yüksek kalitede eğitim almasını güvence altına almaktır."

Atina, Batı Trakya’daki Müslümanlar için eğitim, dini özgürlükler ve toplumsal yaşama katılım alanlarında özel güvenceler sunduğunu; Lozan Antlaşması hükümlerini ülke anayasası, Avrupa müktesebatı ve uluslararası yükümlülüklerle tam bir uyum içinde eksiksiz uyguladığını belirtiyor.

Mesajda, azınlığın ikili pazarlıkların veya dış müdahalelerin bir konusu olmadığı, doğrudan Yunan vatandaşlarının hakları meselesi olduğu aktarılıyor.

Türkiye’nin Taleplerine Cevap

Atina'nın bu diplomatik adımının, Türkiye'nin Batı Trakya konusunu sık sık gündeme getirerek bölgedeki azınlıktan "Türk azınlığı" olarak bahsettiği bir döneme denk geldiğine dikkat çekiliyor.

Atina bu tanımı reddederek Lozan Antlaşması’nın açıkça "Müslüman dini azınlığı" tanıdığını savunuyor. Yunan yönetimi bu noktada keskin bir sınır çiziyor: Bireylerin kendi kendilerini etnik veya kültürel olarak nasıl tanımladıkları (öz tanımlama hakkı) ile bir azınlığın uluslararası hukuktaki resmi statüsü ve hukuki tanımının farklı şeyler olduğunu, ikincisinin siyasi baskılarla değiştirilemeyeceğini ileri sürüyor.

Atina, tezlerini resmi bir nota ile BM arşivlerine geçirerek uluslararası taahhütlerine saygı duyduğunu ve vatandaşlarını koruduğunu göstermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda, Lozan Antlaşması'nın tartışmaya açılmasına ya da dini bir meselenin etnik bir konuya dönüştürülmesine izin verilmeyeceği yönünde net bir duruş sergiliyor.

Yunanistan bu adımla, Trakya’nın dış müdahalelerin sahnesi olmadığını, bölgede Yunan Anayasası, Avrupa hukuku ve uluslararası antlaşmaların geçerli olduğunu dünyaya ilan etmiş oluyor.

Kaynak: ETHNOS

Günün Diğer Haberleri