Yunanistan’da tütün ve alkol satışında yeni dönem başladı

Yunanistan, tütün ve alkolün yüz yüze satışında AB standartlarına uygun dijital yaş doğrulama sistemini devreye alarak bu uygulamayı başlatan ilk Avrupa ülkesi oldu. Yeni sistem sayesinde kasiyerler, müşterinin kimliğini ya da dijital kimliğini telefonla taratarak 18 yaş üstü olup olmadığını anında doğrulayabilecek. Uygulamada hiçbir kişisel verinin kaydedilmediği vurgulanıyor.

Yetkililere göre amaç, özellikle reşit olmayan kişilere tütün ve alkol satışının önüne daha etkili şekilde geçmek ve satış noktalarında denetimi daha şeffaf hale getirmek. Böylece satıcıların yaş kontrolü konusunda mazeret üretmesinin de önüne geçilmesi hedefleniyor.

Bakanlardan net mesaj

Yunanistan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, yeni sistemin satıcılar açısından artık “bahane üretilemeyecek” kadar açık ve net bir denetim mekanizması sunduğunu belirtti. Dijital Yönetişim Bakanı Dimitris Papastergiou ise uygulamanın, Avrupa Birliği’nin çevrim içi platformlar için zorunlu tuttuğu yaş doğrulama yöntemleriyle aynı teknik altyapıya sahip olduğuna dikkat çekti.

Böylece Yunanistan, sadece ulusal düzeyde değil, Avrupa genelinde de örnek gösterilebilecek bir uygulamayı hayata geçirmiş oldu.

2025 yazında sıkılaşan yasaların devamı

Yeni dijital doğrulama sistemi, 2025 yazında yürürlüğe giren daha sıkı yasal düzenlemelerin devamı niteliğinde değerlendiriliyor. Yetkililerin paylaştığı verilere göre o tarihten bu yana 82 bin denetim gerçekleştirildi, 313 kişi gözaltına alındı ve çoğu alkol satışıyla ilgili olmak üzere 150 idari ceza uygulandı.

Uygulamanın ülke genelinde marketlerden büfelere, kiosklardan barlara kadar tüm satış noktalarına aşamalı olarak yayılması planlanıyor.

AB ülkeleri yakından izliyor

Yunanistan’ın attığı bu adımın, diğer Avrupa Birliği ülkeleri tarafından da dikkatle takip edildiği belirtiliyor. Sistemin başarılı sonuç vermesi halinde, benzer modellerin başka ülkelerde de uygulanmasının önü açılabilir.

Uzmanlara göre bu model, hem gençlerin korunması hem de satış süreçlerinde dijital denetimin güçlendirilmesi açısından Avrupa çapında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.